Kan Taşıyan Drone Görürseniz Şaşırmayın

Kan Taşıyan Drone Görürseniz Şaşırmayın

Kan Taşıyan Drone Görürseniz Şaşırmayın


Drone, sıcak Arizona çölünde 160 km boyunca soğutulmuş insan kanını uçurdu. Kanın, üç saatlik uçuştan sonra hala iyi durumda olduğu gözlendi; bu da kırsal sağlık hizmetlerinde dronların artan rolü gerçekten hayat kurtarma potansiyeline sahip olabilir demektir.

Sağlık kuruluşlarına ulaşımın tam anlamıyla zor olduğu uzak bölgelerde yaşayan insanlar için doktora gitmek veya laboratuvar testleri almak gerçekten zordur. Bu nedenle; dronları tıbbi malzemeleri bırakmak, laboratuvar testleri için ve kan örnekleri almak için kullanmak bir alternatif yöntem olarak kullanılabilir.

Kaliforniya’da kurulmuş ve Ruanda’da sağlık ihtiyaçları için kan teslimatını droneler aracılığı ile gerçekleştirerek ün salmış robot şirketi Zipline, hizmetlerini gelecek yılın başlarında Tanzanya’da da faaliyete geçireceğini açıkladı. Zipline, 2016 sonbaharında Ruanda’da ilk kez hizmete girerek dünyanın ilk ulusal drone teslimi hizmetini başlatmıştır. Şirket bugüne kadar 35 milyon doların üzerinde girişim sermayesi finansmanı sağlamıştır.

Teknoloji yaygınlaştıkça, araştırmacılar drone ile taşınan değerli biyolojik numunelerin, aracın titreşen motorundan dolayı etkilenmemesini sağlamak istiyorlar. Daha önceki çalışmalar kısa mesefade, dronenin uçuşu sırasında kanın zarar görmediğini göstermiştir. Uzaktaki bölgelere ise ulaşmak için yeterli bir test olmadığı belirlenmiş. (Zipline’in uçakları gezi boyunca yaklaşık 93 mil uçabiliyor.) Böylece, Johns Hopkins Üniversitesi’nde patoloji profesörü Timothy Amukele, 21 yetişkinin, kan örneklerini topladı ve Arizona çölünün kurak sıcağında üç saat boyunca drone üzerinde kan örneklerin yarısını uçurdu. Diğer yarısı ise, karşılaştırmak için klimalı bir arabada tutuldu. Amukele ve ekibi, helikopterin dikey olarak fırlatma ve karaya çıkma yeteneğini kombine eden bir hibrid drone kullanarak planörün uçuş mesafesini uzattı. Araştırmacılar uçağın gövdesine özel imal edilmiş köpükten minder bir soğutucu taktılar. Aracın dahili pille çalışan soğutucu numuneleri, dış hava koşullarından 15 derece daha serin, yaklaşık 75 derece Fahrenheit’de tuttu.

Uzun Mesafelerde Kimyasal ve Hematoloji Laboratuar Numunelerinin Drone Transportu



Uçuştan sonra ekip kandaki 19 testi gerçekleştirdi, hücreleri sayıyor ve diğer şeylerin yanı sıra sodyum ve karbondioksit seviyelerini ölçüyordu. Ardından, uçağın test sonuçlarının doğruluğunu etkileyip etkilemediğini kontrol etmek için, drone üzerindeki kanın sonuçlarını arabadaki kanla karşılaştırdılar.

Dronedeki kanının durumu iyiydi. Test sonuçlarının sadece ikisi önemli farklılık gösteriyordu: glikoz ve potasyum seviyeleri. Ancak araştırmacılar arabadaki kan, drone içindeki numunelerden yaklaşık 4 derece daha sıcak tutulduğu için, araba numuneleri ısınmadan biraz bozulmuş ve sonuçların çarpıtılmasından şüpheleniyor. Bulgular geçenlerde American Journal of  Clinical Pathology’de yayınlandı.

Droneler, daha uzun mesafelerde kan taşımak için kullanılmadan önce araştırmacılar, bu çalışmadaki gönüllüler kadar sağlıklı olmayan insanlardan alınan kan örnekleri kullanarak daha fazla deneme uçuşu yapmaları gerekecek.

Dron Uçuşları İçin Güvenlik Önlemleri Alınmalı

Ayrıca, güvenlik meselesi var gibi görünüyor. Tehlikeli maddeler taşıyan bir dron çarpışırsa, insanlara zarar verebilir. Dolayısıyla, tıbbi ulaşım için dronlar düzenlenmelidir: pilotların lisansları olmalıdır ve zararları önlemek için belirli drone güzergahları belirlenmelidir. Dronelerin sağlık alt yapısına güvenli bir şekilde dahil edilmesini sağlamak için ileride yapılması gereken bir sürü iş var, ancak bu günkü çalışma geleceğe umut verici bir yöntem sunuyor.

Yorum Gönder

0 Yorumlar